|
|
|
|
| DEPREM ve EKONOMİ |
Mehmet Girgin |
||
DEPREMİN TÜRK EKONOMİSİNE ETKİLERİ |
|||
|
Depremin yaralarının sarılması aylar belki de yıllar alacak. O travmayı yaşayan insanların psikolojik sıkıntıları ise belki bir ömür boyu sürecek. Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi ölü sayısına her gün bir yenisini ekliyor. Bu yazının yazıldığı sıralar 15.000 civarında ölü vardı. Bunun da ne kadar doğru olduğu tartışılıyor. ZARAR TAHMİNLERİ Devlet yetkilileri depremin ekonomik yıkımı üzeride sanki özellikle bir öngörüde bulunmaktan çekiniyorlardı. Zaten dile getirilen rakamlar o kadar çelişkili ki. TÜSİAD Başkanı Erkut Yüceoğlu kaybın 20 milyar dolar düzeyinde olduğunu belirtirken, Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel ise kaba bir hesapla 7 milyar dolarlık bir kaybın olduğunu açıklıyordu. İngiliz ünlü ekonomi gazetesi Finansal Times’e göre depremin dolaylı olarak makro ekonomik anlamda zararının 40 milyar dolar olduğu söyleniyor. ŞİRKETLERE VE FABRİKALARA ETKİSİ Akal Tekstil: İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ömer Dinçkök’ ün sahibi olduğu Yalova’daki tesislerin hammadde deposundaki çatlaktan sonra herhangi bir patlama ihtimaline karşı civardaki yerleşim birimleri boşaltılıp, köpük sıkılarak çatlak kapatılmaya çalışılırken; üretime ara verildi. Üretime başlamak için çalışmalar sürdürülüyor. Aksa Akrilik: Ömer Dinçkök’ ün sahibi olduğu şirketin üretim tesisleri de depremden etkilendi üretime ara verildi. Üretime başlamak için çalışmalar sürdürülüyor. Brisa: İzmit Alikahya mevkiinde yer alan üretim tesisleri zarar gördü ve üretime ara verildi. Borusan Yatırım: Çayırova’ da ki tesislere ait idari binalarda kısmi hasar var. İzmit’teki Mannesmann Boru fabrikasındaki idari binalarda kısmi hasar var, fabrika binasında bir vinç devrildi. Kentte şartlar normale döndüğünde üretim faaliyeti tekrar başlayacak. Gima: İzmit, Bolu, Adapazarı, Düzce ve Avcılar mağazalarında hasar meydana geldi. Hasar tespit çalışmaları bittikten sonra söz konusu mağazalar satışa sunulacak. Gorbon Işıl: Deprem bölgesinde bulunan üretim tesislerinde herhangi bir hasar yok, ancak mamül ve yarı mamül ürünleri hasar gördü. Personel nakliyesinden kaynaklanan nedenlerden dolayı üretim 20 Ağustos Cuma günü başlayabildi. Hyundai Assan: Otomobil fabrikasında ciddi bir hasar olmamasına karşın, otomatik hat ve bilgisayarlı kontroller gibi elektronik aksanlar zarar görmüş. Üretime belirli bir süre ara verildi. İdaş İstanbul Döşeme: İstanbul Topkapı’daki yatak fabrikasında hasar yok, ancak tedarikçiler ve diğer fabrikalarla nakliye güçlüğü nedeniyle üretime bir hafta ara verildi. Bursa Madeni Mobilya fabrikasında önemsiz sıva çatlakları dışında kayda değer bir hasar yok, üretim kısa süre sonra başladı. Bozüyük fabrikasında hasar yok, ancak nakliye sıkıntısı nedeniyle üretime 23 Ağustosa kadar ara verildi. İhlas Ev Aletleri: Şirketin üretim yaptığı Bakır ve Prinç Sanayicileri Sitesi’nde bulunan ve kiracı olarak bulunduğu 4 işyerinden birinde, binada oluşan yıkıntı ve çöküntüler nedeniyle üretim bandları, hammadde ve mamüller zarar gördü. Üretime bir hafta ara verildi. Zarar gören işyeri içinse başka bir bina kiralanıp, 3 hafta içinde tam kapasite üretime başlanacak. İpek Kağıt: Eczacıbaşı grubuna bağlı fabrikada makinalarda meydana gelen arızalar nedeniyle üretim yapamayacak duruma geldi. Bir ay süreyle hiç üretim yapılamadı. İzocam: Gebze tesislerinde üretime bir gün ara verildi. 18 ağustos Çarşamba günü üretime tekrar başlandı. Kelebek Mobilya: Düzce’deki fabrika binasında herhangi bir hasar yok, ancak çalışanların moralsizliği ve elektrik kesintisi nedeniyle üretime 5 gün ara verildi. Kordsa: Sabancı grubuna bağlı şirketin, deprem bölgesinde yer alan tesislerde üretim durduruldu.Ambar bölgelerinde büyük hasar var. Kristal Kola: Sadece Sapanca’daki su üretim tesislerinde elektrik kesintisi nedeniyle üretim yapılamıyor. Elektrik verildiğinde üretime tekrar başlanacak. Merko Gıda: Yalova Altınova’daki derin dondurulmuş meyve-sebze üretimi, soğuk ve donmuş depolama tesisi kısmen zarar görmüş. Elektrik kesik olduğundan imalat durdu. Penguen Gıda: Bursa’daki fabrikanın konserve deposunda çökmeden dolayı mamül stoklarında hasar var.Ancak, üretime yeniden başlandı. Eczacıbaşı İlaç:Tesisleri deprem bölgesinde olmayan şirketin üretimi etkilenmedi. Sadece kuruluşun menkul kıymetler pörtföyünde bulunan, sermayesinin yüzde 10’undan azına sahip olduğu Trük Prelli Lastikleri’nin İzmit’te bulunan lastik pişirme tesisleri depremden etkilendi. Sigortalı olan tesiste hasar tespit çalışmaları devam ediyor. Mudurnu Tavukçuluk: Elektrik kesintisi nedeniyle üretim kısa süreli de olsa aksadı. Şu anda tam kapasiteyle üretime devam ediliyor. Tofaş Otomobil Fabrikaları: Üretimi etkileyecek herhangi bir hasar yok. Ancak felaket nedeniyle ailelerine ve yakınlarına yardımcı olmayı arzu edenlere verilen izin nedeniyle üretime bir hafta sonra başlanabildi. TÜPRAŞ: En büyük zarar Tüpraş’ta meydana geldi. Yedi ham petrol tankı yandı. Yetkililer dört ay üretim yapamayacak. Hasarın ne kadar olduğu konusunda çeşitli görüşler var. Tahmini 200 milyon dolar hasarolduğu söyleniyor. Bu söylentilere son veren Yüksel Yalova hasarın 110 milyon dolar olduğunu söyledi. Ayrıca; Bölgede 9 fındık işleme tesisi tamamen çöktü, 8’inde ise hasar meydana geldi. Fabrikaların yıllık 40 bin ton iç fındık olan işleme kapasiteleri yok oldu. Deprem tesislerde toplam 20 milyon dolar hasara yol açtı. 2000 kişi işsiz kaldı. Depremden dolaylı olarak olumsuz etkilenen sektörlerin başında turizm sektörü geliyor. Terör-Apo, Kosova’daki iç savaş ve aleyte propagandalar nedeniyle oluşan durgunluğun biterek Türk turizminin en hareketli ayları olan Ağustos-Eylül aylarında canlanma beklenirken deprem turizme son ve en etkili darbeyi indirmiş oldu. DEPREMDEN ETKİLENMEYEN ŞİRKETLER İstanbul Sefaköy’ deki Kerim Çelik ve Supsan Motor Subapları, Borusan Birleşik Boru, Adana Çimento, Alcatel Teletaş, Bagfaş Bandırma Gübre Fabrikaları, Borova Yapı, Çemtaş Çelik, Ceytaş Tekstil, Dardanel, Ditaş Doğan, Eczacıbaşı Yapı, Emsan Paslanmaz Çelik, Emsan Beşyıldız, Frigo Pak Gıda, Gimsan Gediz İplik, Gümüşsuyu Halı, İktisat Finansal Kiralama, Karsu Tekstil, Lüks Kadife, Makina Takım, Mardin Çimento, Nergis Holding, Osmanlı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Polylen, Park Tekstil, Sifaş Tekstil, Sönmez Filament. DEPREMDEN SONRA CANLANACAK SEKTÖRLER Depremin bir başka ekonomik boyutu olacaktır. Buda deprem sonrası canlanmadır. Deprem sonrası canlılık gösterecek sektörler şunlardır; İnşaat: Yıkılan hasar gören evlerin yerine yenileri yapılacağı ve ufak hasar görenler tadilat yapılacağı için en hareketli sektör inşaat sektörü olacaktır. İlk etapta 20 ila 30 bin konutun yapılacağı tahmin ediliyor. Yıkılan köprü, üst geçit ve otoyollar onarılacak veya yeniden yapılacak. Bu harcamaların 2 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor. Halk deprem sonrası daha dikkatli hareket edecek; yani evini güvenilir, işini iyi yapan müteahhide yaptıracaktır. Çimento: Esasında çimento sektörü inşaat sektörünün yan dalıdır. Çimento kullanımı artacak ve çimento fabrikaları stoklarını eritecekler, yeni üretime geçeceklerdir. Demir-çelik: İnşaat sektörü canlılık kazanınca demir- çelik sektörü de buna ayak uyduracaktır. Muhtemelen demir fiyatlarında artışlar olacaktır. İnşaat Malzemeleri: Konutların yapımının ilerlemesiyle cam, seramik, boya, kereste ve banyo aksesuarları sektörlerinde canlılık beklenebilir.500 milyon dolarlık bir etki olabilir. Beyaz Eşya: Yeni yapılan konutların beyaz eşya gereksinimi, bu sektördeki satışları artıracak. Buzdolabı, çamaşır makinesi,fırın, bulaşık makinesi satışlarında canlılık beklentisi olacak. En az 200 bin dolayında beyaz eşyanın hasar gördüğü sanılıyor. Ev tekstili: Perde, halı, havlu gibi ev tekstili ürünlerine talebin artması bekleniyor. Üstelik bu gibi ürünler, her ev için zaruri olarak görülüyor. Konfeksiyon: Deprem bölgesinde yaşayanlardan 500 bini zarar gördü. Bu grupta yer alanların önemli bölümü bütün giyim eşyalarını da kaybetti. Dolayısıyla, kısa vadede bu bölgede giyim eşyalarına yönelik talep hareketlenecektir. Mobilya: Konut yapımını izleyen dönemde mobilya sektörüne büyük bir talep yaşanacak. Koltuk, masa, sandalye satışları sektöre ayrı bir canlılık kazandırma potansiyeline sahip. Elektronik: Hasar gören televizyon, müzik seti, CD player ve videoların yenilenmesi satışları canlandırabilir. İlk etapta 100 bin düzeyinde TV talebi gelebilir. Kayıp 10 trilyon olarak hesaplanıyor. Otomotiv: Otomobillerini, ticari araçları enkaz altında kalanların önemli bir bölümünün, sigorta şirketlerinden paralarını aldıktan sonra yeni otomobil ve ticari araç almaları beklenebilir.25-30 bin düzeyinde otomobil talebinin ortaya çıkabileceği tahmin ediliyor. Hasarın 50 trilyon liraya yakın olduğu sanılıyor. DEPREMİN DEVLETE ETKİSİ Depremin devlete iki ana etkisi olabilir. 1. Devlet giderleri artacaktır. Çünkü; devlet deprem bölgesinde kurtarma, enkaz kaldırma, çadırkent, güvenlik gibi çalışmalar yapıyor. Enkaz kaldırma çalışmalarından sonra yapılanma ve altyapı (köprü, yol, elektrik, kanalizasyon) çalışmaları yapacaktır. 2. Devlet gelirleri azalacaktır. Çünkü; deprem bölgesi Türkiye’de üretilen mal ve hizmetin GSYİH’a katkısı %35. Bu, 71 milyar dolar demek. Üretimdeki kesintinin maliyeti ise 200 milyon dolar, 10 günlük maliyeti ise 2 milyar doları buluyor. Kocaeli tam bir sanayii şehri idi. Tüm ülkedeki imalat sanayii üretiminin %13’ü bu şehirden karşılanıyordu. Deprem bölgesindeki illerde 110 bin civarında gelir ve kurumlar vergisi mükellefi vardı. Devlet mecburen vergi affı yapacak, ya da erteleyecektir. Eğer IMF ve Dünya bankası vermeyi düşündüğü 5-10 milyar doları vermekten vazgeçerse ülkede reel yüksek faizler ve durgunluk en az birkaç yıl sürer. DEPREMİN BÜYÜMEYE ETKİSİ Türkiye’de depremin yarattığı ekonomik yıkımla ilgili detaylı bir rapor açıklanamazken, yabancı yatırım ve danışmanlık kuruluşları, Türkiye ekonomisiyle ilgili raporlarını revize etmeye başladılar. İşte bu kuruluşlardan biri de Morgan Stenley Dean Wilter(DW). Bu şirkete göre Türkiye’nin GSMH büyüme rakamı revize edilerek, yüzde 0.5’den eksi 1.0’a çekildi. Bu negatif büyüme tahmini sanayi üretimindeki gerileme, faizlerin yükselmesi gibi olumsuz göstergelerin yanı sıra, doğal felaketlere dayanılarak yapılıyor. Depremin ekonomi üzerindeki etkilerin “U” dönüşü yapacağı dönem ise dördüncü çeyreğe rastlıyor. Buna göre: “imar ve yeniden yapılanma çalışmaları hızlandıkça, bu negatif şoku dördüncü çeyrekle birlikte ekonomide bir sıçramanın izleyeceği düşünülüyor. Bu doğrultuda 2000 yılına ilişkin büyüme tahminleri de değişecek. 2000 yılı için yüzde 5.2 olan reel GSMH büyüme tahmini, yüzde 5.4’e çıkabilir. ACİLEN TEDBİR ALINMALI Deprem bölgesindeki işletmelerinin yaralarının sarılması sadece paraya bakıyor. Enkazın kaldırılması, binaların tamiri, zarar gören makinelerin yenilenmesi, yeni personel istihdamı, hammadde stokunun tedariki, bütün bunlar işletme sermayesi ihtiyacını yükseltiyor. Nakit krediler için konjektür uygun değil. Global kriz finansman kaynaklarını azaltmış durumda. Risklerden kaçınan finans sektörü uzun vadeli kredilere sıcak bakmıyor. Vadenin uzaması ise dayanılmaz faiz yükü getiriyor. Piyasanın dar olması ise girilecek finansman yükünün kısa vadede geri ödenmesini mümkün kılmıyor. Uzun vadeli ve uygun maliyetli kredi ise normal şartlarda yok demek. Belli ki büyük firmalar kendi imkanları ile yaralarını saracak ve ödedikleri maliyeti uzun vadede satış fiyatları ile karşılayacaklar. Ya KOBİ’ ler? Ürünün alıcısı belli, fiyatı belli. Bu kuruluşların derdine kim çare bulacak? Bunun için alınması gereken tedbirler var: 1. Deprem bölgesinde üretim tekrar başlamalı. 2. Riskli binalar boşaltılmalı, depreme dayanıklı binalar yapılmalı. 3. Bu bölgedeki firmaların banka borçları ertelenmeli. 4. Ucuz ve geri ödenebilir finansman sağlanmalı. Son söz olarak ALLAH kimsenin başına
deprem, sel gibi felaketler vermesin. |
|||
|
|
|
|
|
|